Günümüzde 'piercing' adıyla vücudun her tarafına küpe takılıyor
ama küpenin kökeni İngilizce 'earring' isminden de anlaşılacağı gibi kulağa
takılan halkadır. Küpenin kulak memesine takılmasının nedeni burada hemen göze
çarpması olabilir kulak memelerinin kolaylıkla delinebilmeleri de olabilir.
Zaten anatomik olarak kulak memelerinin başka ne işe yaradıkları anlaşılabilmiş
değildir.
Bir görüşe göre ilk insanlarda kulaklar kulak kanallarını korumak
için çok büyük ve sarkıkmışlar. Kulak memelerimiz de bu sarkık kulaklardan
kalmaymış. Bir başka görüşe göre ise kulak memeleri atalarımız zamanında birer
cinsel cazibe organıymışlar zamanla insanın evrimiyle işlevlerini yitirmişler.
Zaten ilk insanlarda işe yarayıp da şimdi kullanılmayan ancak hala vücudumuzda bulunan
apandisit gibi birçok organ varmış. Vücudumuz insanın evrim tarihini yansıtan
bir müze gibiymiş.
İnsanlar tarih öncesi zamanlarda bile süs veya tılsım amacıyla
kulaklarına bir şeyler takmış karşılarındakileri etkilemeye çalışmışlardır.
Hemen hemen her kültürel gelişmede olduğu gibi küpeye de ilk önce Mısırlılarda
rastlanıyor. Önceleri çok büyük çapta olan altın halkaların yerlerini zamanla
daha küçük askı şeklindeki küpeler alıyorlar.
Babilliler ve sonra Asya medeniyetlerinde küpe sadece erkeklerin
taktığı ve toplum içindeki rütbeyi belirten bir takı oluyor. Altın işlemeciliği
sanatı geliştikçe de daha zarif hale geliyor. Yunanlar çıngıraklı altın küpeler
kullanırlarken Romalılar küpelerin üstüne değerli taşlar koyuyorlar.
Ortaçağda pek kullanılmayan küpe Rönesans ile birlikte yine moda
oluyor. Kadınlar küpeyi iki kulaklarına takarlarken erkekler sadece sol
kulaklarına takıyorlar. Erkekler özellikle incilerle bezenmiş olanları tercih
ediyorlar. 18. yüzyılda elmas 19. yüzyılda ise kabartmalar yapılmış taşlar
gözde iken küpe yine moda olmaktan çıkıyor.
Çok geçmeden 20. yüzyılda yüksek devirli delici aletler ve
sağlıklı olarak kulak delme imkânlarıyla birlikte tekrar moda oluyor. Süs olmasının
yanında takıldığı yere göre bir takım mesajlar da taşıyor. 'Piercing' (delme)
adıyla vücudun boş bulunan her yerine takılıyor.
Geçmişinden de görülüyor ki küpe sanıldığı gibi kadınlara has bir
takı değil. Hatta tarih boyunca daha çok erkekler tarafından takılmış. Küpe
tarihte sadece süs ve etkileme aracı olarak da kullanılmamış. Örneğin eski
çağlardaki denizcilerin kulaklarına küpe takmalarının amacı değişikmiş.
Denizcilerin ağaç gemilerle okyanusların bilinmezliklerine yelken
açtıkları devirlerde kimse bu uzun seferlerden sağ salim geri dönüp yuvasına
ailesine kavuşabileceğinden emin olamazmış. Olabileceklerin en kötüsüne
hazırlıklı olabilmek için eğer bir kazaya kurban giderler de cesetleri karaya vurursa
bulanlar cenaze ve defin işlemlerinin masraflarında kullansınlar diye
kulaklarına altın küpe takarlarmış.
Konuyu yine tarihten bir hikâye ile bitirelim. Yavuz Sultan Selim
Mısır'ı fethettiği sıralarda Kahire'de kalır. Bazı erkeklerin kulaklarında
halkalar gören Yavuz bunun nedenini sorar. Küpelerin kölelik alameti olduğunu
duyunca "Bir tane getirin ben de takayım
onlar insanların kölesiyse ben de Hakkın kölesiyim" der.
